ANESTHETIC APPROACH TO THE PATIENT WITH PLACENTA PREVIA TOTALIS AND PLACENTA ACREATA; CASE REPORT. Plasenta previa totalis ve plasenta akreatalı gebeye anestezik yaklaşım; Olgu sunumu.

  • Zinet Asuman Arslan Onuk
  • Ümit Çelik
  • Ali Coşkun
  • Bilge Karslı
Keywords: Placenta previa, spinal anesthesia, cesearian, hysterectomy

Abstract

Plasenta accreata is defined as an abnormal adherence of the placenta to the uterine Wall owing to a faulty or an absent decidua basalis. Placenta accreta is further subdivided into placenta accreta vera, increta and percreta, depending on the level of invasion of the uterine wall and surrounding structures.

A 32 years old pregnant women was admited to the hospital with trans vaginal bleeding at 31weeks gestational ages (twins). The patient was assigned for spinal anesthesia as she did not accepted general anesthesia. After the completion of anesthesia, cesearian section was performed and twin baby girls were born alive. Surgical findings revealed total closure of internal ostium by dichorionic placenta and invasion of uterus serosa. Theteamwaspreparedforprobable risk of hemorrhage and colloid infusion was administered. During the fluid resusitation Fresh frozen plasma was also given.  The hemorrhage could only be controlled by hysterectomy with the informed consent of patients family. Her vital signs were normalized after hemostasis.

Here in, we discussed the case and anesthesia in view of the literature.

ÖZET

Plasenta akreata, desudea bazalisin bozukluğuna yada yokluğuna neden olan, plasentanın uterus duvarına anormal şekilde yapışıklığı olarak tanımlanır. Plasenta akreata, uterusa invazyon seviyelerine ve tabakaları çevrelemelerine bağlı olarak akreata vera, inkreata ve perkreata olmak üzere üç gruba ayrılır.

32 yaşında 31 haftalık ikiz gebeliği olan hasta kanamayla hastanemize başvurdu. Hasta uyumak istemediği için spinal anestezi planlandı.  Anestezi işlemi tamamlandıktan sonra sezeryan başlatıldı, iki tane canlı kız bebek doğumu oldu. Cerrah dikoryonik plasentanın internal os’u tamamen kapattığını ve uterusun serozasına kadar invaze ettiğini bildirdi. Olası kanamaya karşı ekibi uyardı ve hastaya ikinci damar yolundan kolloid sıvı gönderilmeye başlandı. Hastanın kanaması histerektomi yapıldıktan sonra durduruldu ve vital bulgular stabil hale geldi. Operasyon sonrası hasta kanama kontrolü ve vital bulgular açısından stabil seyretti.

Bu yazıda, olgumuz ve anestezi şekli literatür verileri ışığında değerlendirildi.

Published
2017-03-13
Section
Articles