The effect of aspirin on tissue malondialdehyde level in azoxymethane-induced colon carcinogenesis

Aspirin’in azoksimetan’la oluşturulmuş kolon karsinogenezisinde doku malondialdehit düzeyi üzerine etkisi

Authors

  • Emine Özlem Gür DOKTOR ÖĞRETİM ÜYESİ
  • Atilla Çökmez
  • Akif Serhat Gür
  • Cüneyt Akoğlu
  • Ercüment Tarcan
  • Sümer Deniz

Keywords:

Colonic carcinogenesis; malondialdehid; aspirin

Abstract

It’s has been demonstrated that nonsteroidal anti-inflammatory drug (NSAID)’s releasing prostaglandin inhibition, created some degree of suppression in the carcinogenesis of the colon. Many recent studies have been directed to underline the mechanism of the preventive effect of NSAID’s and especially aspirin in colonic carcinogenesis. The most frequent subject among these studies is the mutagenic effect of arachidonic acid metabolites. Malondialdehyde (MDA) is the product arachidonic acid metabolism whose mutagenic effect has been shown, and MDA production can be prevented by cyclooxygenase inhibition.

We performed an experimental study to demonstrate the effect of aspirin on the tissue MDA in colonic carcinogenesis. The study is built into four groups, consisting of ten rats each. Group 1: Control group; Sf, equal volumes to azoxymethane (AOM) is given two weeks subcutaneously, once every week. Group 2: AOM group; 15 mg/kg/week AOM is given subcutaneously for two weeks. Group 3: AOM + 1.4 mg/kg/day aspirin group; following the last dose of AOM, 1.4 mg/kg/day aspirin added to daily fluid doses. Group 4: AOM +5 mg/kg/day Aspirin group; following the last dose of AOM 5 mg/kg/day aspirin is added to the daily fluid doses. Fifty-two weeks after the last AOM dose laparotomy was performed all the rats. The number, location, and dimension of all two moral masses in all groups were examined. Tumor volumes were calculated. The histopathologic examinations were done and both of the tumor and normal mucosa MDA measures were studied.

According to the results, mucosa MDA measures were significantly higher in the other groups than group 1 (p<0.05). On the other hand, there was a significant difference between groups 2-4 (p=0.03) whether there wasn’t a significant difference between groups 2 and 3. When tumor MDA measures have been studied, there wasn’t a difference between 2 and 3, but the measures which have been established for group 4 were lower than either in group 2 or group 3 (p=0.02, p=0.001). Tumor volumes in group 2 were significantly higher than both of group 3 and group 4 (p=0.0009, p=0.0012).

These results demonstrate that nonsteroid anti-inflammatory drugs and aspirin have prevention effects on colonic carcinogenesis. However, there is no agreement about how the drugs affect the carcinogenesis. In this study, decreasing mutagenic activity which is linked to MDA, is one of the mechanisms that has been proved. Furthermore, it has been showed that this effect happens at anti analgesic doses.

 

ÖZET

Prostaglandin inhibisyonu sağlayan nonsteroid anti-inflanmatuar drug (NSAİD) ’ların kolon karsinogenezisinde süpresyon sağladığı ortaya koyulmuştur. Son yıllarda yapılan çalışmaların bir çoğu nonsteroid anti-inflamatuar ajanların ve özellikle de aspirinin kolonik karsinogenezdeki önleyici etkisinin mekanizmasını ortaya koymaya yöneliktir. Malondialdehit (MDA) araşidonik asit metabolizmasının, mutajenik etkisi gösterilmiş bir ürünüdür ve siklooksijenaz inhibisyonu ile MDA üretimi engellenebilmektedir. Bu deneysel çalışma aspirinin kolonik karsinogenezi önlemede doku MDA’sına etkisini ortaya koymak amacıyla yapıldı.

Gruplar onar sıçandan oluşturuldu ve dört grup üzerinde çalışıldı; Grup 1: kontrol grubu; Azoksimetan (AOM)’ a eşdeğer hacimde serum fizyolojik haftada 1 kez olmak üzere iki hafta subkutan olarak verildi. Grup 2: AOM grubu, 15 mg/kg/hafta AOM, iki hafta subkutan olarak verildi. Grup 3: AOM+1,4 mg/kg/gün asetil salisilik asit (ASA) grubu, AOM son dozunu takiben hesaplanan günlük sıvı miktarına 1,4 mg/kg ASA eklendi. Grup 4: AOM+5 mg/kg/gün ASA grubu, AOM son dozunu takiben 5 mg/kg ASA hesaplanan günlük sıvı miktarına eklendi. Son AOM uygulamasından 52 hafta sonra tüm deneklere laparotomi uygulandı. Tüm gruplarda tespit edilen tümöral oluşumların yer, sayı ve boyutları değerlendirmeye alındı. Tümör hacimleri hesaplandı. Histopatolojik incelemeleri yapıldı ve hem tümör hem de normal mukoza MDA düzeylerine bakıldı.

Mukoza MDA değerleri açısından Grup 1’le diğer tüm gruplar arasında anlamlı yükselme saptandı (p<0.05). Öte yandan grup 2 ile 3 arasında anlamlı fark saptanmazken, Grup 2 ile 4 arasında anlamlı fark vardı (p:0.03). Tümör MDA değerleri incelendiğinde, grup 2 ile 3 arasında anlamlı fark saptanmazken Grup 4’te elde edilen değerlerin hem grup 2’den hem de grup 3’ten anlamlı olarak düşük olduğu saptandı (p:0.02, p:0.001). Tümör hacimleri değerlendirildiğinde grup 2’de elde edilen sonuçların hem Grup 3 hem Grup 4’te elde edilen sonuçlardan anlamlı olarak yüksek olduğu tespit edildi (p: 0.0009, p:0.0012).

Sonuç olarak, nonsteroid anti-inflanmatuar ajanların ve aspirinin kolonik karsinojenezde koruyucu bir etkisi olduğu deneysel ve epidemiyolojik çalışmalar ile kanıtlanmış gibi görünmektedir. Buna karşın bu etkiyi hangi yol üzerinden oluşturdukları konusunda halen bir fikir birliği yoktur. Çalışmamızda bu etki mekanizmalarından biri olan MDA’ya bağlı mutajenik aktivitenin azaltılması görüşü kanıtlanmıştır. Ayrıca oluşan bu etkinin, anti-analjezik dozlarda ortaya çıktığı da gösterilmiştir.

Published

2020-03-16

Issue

Section

Articles